Siyasetteki 'gençsiz'liği aşmak için parti kuran gençler
Radikal Gazetesi
:
Altan
Öymen
'Güçlü Türkiye
Partisi'nin 224 üyesinin yaş ortalaması 27... Genel
başkan 29 yaşında. Üyelerin yüzde 35'i kadın...
Türkiye'nin en genç parti kurucusu İmre Eskici,
partiye nasıl girdiğini anlatıyor: 'Annem babam
kaygılıydı. Herkes beni uyardı. Siyaset genç işi
değil dedi. Ama ben Amasya'dan otobüse
bindim...'
İrem Eskici ile yaptığım roportaj için buraya
tıklayabilirsiniz.
26/12/2006 (179 kişi okudu)
'Gençsiz, kadınsız, ışıksız siyaset' başlıklı
yazıma çok sayıda mesaj geldi. Birini -özetleyerek-
yayımlıyorum: "Ben İrem Eskici. 18 yaşındayım ve şu
an Amasya'da üniversiteye hazırlanıyorum. Ve ben de
en az sizin kadar 'siyasetin bir vatandaşlık
görevi' olduğuna inanıyorum. Ben de etkin bir
biçimde siyasette yer almaya çalışıyorum.
(...) Şimdi, kendimi şanslı hissediyorum. Çünkü şu
an bir siyasi partinin kurucu üyelerindenim. Aynı
zamanda MKYK üyesiyim de. Siyasette bana da söz
hakkı doğmasına yardım eden bu parti 'Güçlü Türkiye
Partisi.'
Partinin oluşumunu internette duydum. Ortak Gelecek
Sözleşmesi'ni okuyunca aktif bir şekilde yer
alabileceğim partiyi bulduğumu düşündüm. E-posta
yolu ile parti oluşumunda yer almak istediğimi
söyledim. İstanbul'da görüşmeye çağırdılar beni."
İrem Eskici, konuyu
ailesine açmış. Doğal olarak kaygılanmışlar.
1980'ler dönemindeki olayların korkusu
içindeymişler. Onları ikna etmesi kolay olmamış.
Neden sonra razı olmuşlar. İstanbul'daki
yakınlarını da devreye sokup, kızlarını
göndermişler orada yapacağı 'siyasal görüşme'ye...
Gerisini, gene Eskici'den izleyelim:
"İlk defa İstanbul'a tek başıma gidiyordum. Hatta
yer bulamadığım için muavin koltuğunda gittim.
Yolda nereye gittiğimi soran yolcular, otobüs
şoförleri vs. durumu anlattığım zaman beni sıkı
sıkı uyardılar. Bunun bir tuzak olabileceğini,
siyasetin gençlerin işi olmadığını anlattılar. Beni
karşılayan yakınlarım da durumu duyunca şaşırdılar,
bunun boş bir heves olduğunu düşündüler ve yüzüme
açık açık söylediler."
***
Sonra... İrem Eskici, 'Güçlü
Türkiye Partisi' adı altında kuruluşu başlayan
partinin Mecidiyeköy'deki bürosuna gidiyor. Genel
Başkan Tuna Bekleviç kapıyı açıyor. Diğer
kurucularla da tanışıyor. Hep birlikte
görüşüyorlar. Gerekli belgeleri tamamlıyor. Partiye
'kurucu üye' oluyor.
Şimdi bundan çok memnun.
Gerçi bu konudaki güçlükleri görüyor. 'Gençlerin ve
bayanların aktif olarak siyasette yer alması'
konusunda, 'Toplumun önyargısını kırmak çok zor
olacak' diyor. Ama mesajını şöyle bitiriyor:
"Önümüzdeki seçimde de bu tablonun değişip
değişmeyeceğini merak etmişsiniz. Bence değişecek.
Belki belirli bir dönem gerekecek, insanların ve
siyasetin gençlere alışması için. Ama biz elimizi
taşın altına koyduk. Ve şunu da diyebilirim:
Gelecek dönemlerde ('Kadınsız, Gençsiz' başlıklı
yazılar yerine), 'Kadınlarla ve Gençlerle...' diyen
yazılarınız olacağını tahmin ediyorum."
***
İrem Eskici'nin mektubu böyle bitiyor. Bunu
okuduktan sonra, bir gazete yazarı ne yapar? İrem
Eskici'nin partisinin genel başkanını arar.
'Güçlü Türkiye Partisi' adıyla kurulan parti
hakkında gazetelerde birkaç haber görmüştüm. Ama,
doğrusu, bunlar fazla ilgimi çekmemişti. Yeni
partiler kurma girişimleri hep oluyor. Bazıları o
yolda epey mesafe de alıyor. Ama 'yüzde 10' barajın
bulunduğu bir ülkede, yeni parti kurup tutturmanın
hiç de kolay olmadığı belli.
Bu konuları, partinin Genel Başkanı Tuna Bekleviç'le
görüştüm. Sorularımı yanıtladı. Zaten bana o da bir
mesaj göndermiş. Onu da buldum. Görüşmemizin
özetini yazıyorum.
Önce kişisel durumu:
Bekleviç, 29 yaşında.
Edirne'de esnaf bir ailenin tek çocuğu... Bilgi
Üniversitesi mezunu. Ekonomist... Fakülteyi
bitirdikten sonra üniversiteyle ilgili idari
görevlerde ve sosyal çalışmalarda bulunmuş.
'Ekonomistler Platformu'nun aktif üyesiymiş.
Amerika'da uzmanlık seminerlerine katılmış.
Parti genel başkanı olarak söyledikleri, kendi
cümleleriyle şöyle: "9 Kasım 2006 tarihinde 38 genç
bir araya gelerek Cumhuriyet tarihinin en genç
kurucularına sahip partisinin resmi olarak
kuruluşunu gerçekleştirdik. Şu an 224 kişilik
ekibimizle, Siyasi Partiler Kanunu'nun 36.
maddesini başarı ile yerine getiriyoruz. 41
şehirdeki örgütlerimizin tamamlanmasına az kaldı.
Büyük kongremizi de nisan da gerçekleştirerek 2007
seçimlerine katılacağız. Siyasi yelpazedeki
yerimizi, postal sesini de, takunya sesini de pek
sevmeyen demokrat gençler olarak tanımlayabiliriz."
Partinin hedeflerine ve metotlarına gelince...
Bunların faaliyet programı çerçevesinde
somutlaştırılması için yapılan çalışmalar
sürdürülüyor. Fakat özet hedef belli:
"Ülkemizin, insan odaklı, laik, demokratik bir
hukuk devleti olarak, çağdaşlaşma yolundaki
değişimini sağlamak..."
Bu, 'Ortak Gelecek
Sözleşmesi' adındaki bir metinde daha
geniş olarak anlatılıyor (gtp@gucluturkiye.org).
***
Bekleviç, kendisinden
çok diğer arkadaşlarından söz ediyor. Belirttiğine
göre, şimdiki 224 kişilik üye kadrosunun yaş
ortalaması 27. Kadronun yüzde 35'i de genç kız.
Ayrıca Türkiye'nin en genç 'parti kurucusu' da
kendi partilerinde... Yukarıda mektubundan bir özet
verdiğimiz İrem Eskici,
o alanda rekor sahibi. Başka hiçbir partide 18
yaşında, (hem de hanım) bir kurucu yok.
***
'Gençsiz, kadınsız, ışıksız siyaset' başlıklı
yazıma 'Güçlü Türkiye
Partisi'nin üye ve yöneticilerinden
gelen mesajlardan ve yaptığım görüşmelerden
öğrendiklerim bunlar.
Bu oluşumun bundan sonraki gelişmesi nasıl,
şimdiden bir tahminde bulunmak kolay değil. Ama bu
girişimin, Türkiye'nin bir gerçeğinin sonucu olduğu
meydanda...
Mevcut partilerin çoğu (benim üyesi olduğum CHP'de
dahil), saflarını gençlere açmakta isteksiz ve
hareketsiz görünüyorlar.
Ülkemizde gençlerin siyasete girmesi zaten zor.
Ailede ve çevrede oluşan endişelerden başlayarak,
bunu önleyen birçok engel var. Ama o engelleri aşıp
siyasete katılmak isteyen gençlerin de, siyasi
partilerin kapılarındaki ve/veya bekleme
odalarındaki engelleri aşması kolay değil.
Aşabilenlerin de, o engellerin arkasındaki yapıyı
gençleştirebilmeleri kolay değil...
O zaman, işte, siyasete katılmak isteyen gençler,
gençlerden oluşan ayrı bir parti
kurmayı, tüm güçlüklerine rağmen, daha
gerçekçi buluyorlar.
Dileriz, bu çabaları, kendi amaçlarının
gerçekleşmesinin yanında, ülkemiz siyasetindeki
olumsuzlukların ortadan kalkmasına da katkıda
bulunur.
Güçlü Türkiye
Partisi'nin genel başkanı Tuna Bekleviç (en
üstte ve grup resminin ön sırasındaki soldan
ikinci), partisinin kuruluş çalışmalarından önce
Anadolu'nun Genç Liderleri Derneği'nin de
başkanıydı. Fotoğrafta derneğin bir
toplantısında...
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=208316


