Çengelköy'de çatışma vardı? Polis nerede?
Barış zamanı şehri; İstanbul

Burası bizim sokağımız. Bu fotoğraf bugün çekildi, yer; İstanbul, Üsküdar, Çengelköy.
Çöpler bir haftadır toplanamıyor? Ne kar mı yağmış? Peki bana ne? Benden çevre vergimi veya bilimum vs. vergilerimi tahsil ederlerken havanın yağmurlu veya kar yağışı olup olmadığına aldırmıyorlar. Bu durumda benin verdiğim vergiler karşılığında bana verilmesi gereken hizmetleri her mevsim şartında beklemek hakkım değil midir?
Bu çöpler toplanmamıştır. Madem bu ülkede kışın kar yağıyor ve son 5 bin yıldır her kış kar yağdığını biliyoruz o zaman kışın kar yağdığında mahallemin yolunu açacak, çöpünü toplayacak teçhizatı temin etmek bu konuda hazırlıklı olmak belediyenin veya kim ilgileniyor ise daha doğrusu benim verdiğim vergiden kim nasipleniyor ise onun görevi değil midir?
Yoksa İstanbul sadece bir barış zamanı şehrimidir? Kar yağarsa, yağmur yağarsa, deprem olursa işlemeyecek sadece hava açık ve yağış olmadığında belediye hizmetlerinin verildiği bir yer midir?
Elektriğe neler oluyor?!..
Son 1-2 haftadır hergün minimum 3-4 kez en az 30 dakika süren elektrik kesintileri yaşanıyor Çengelköy'de. Arızayı aradığınızda ise hiç kimse ne olduğunu bilmiyor. Bu 1-2 gün sürse sorun değil diyebilir insan ama son 2 haftadır hergün bir kaç kez bu yaşanıyor. 2008 yılında internet vs. konuşurken daha elektrik konusunda bu derece bir tutarsızlık ve dengesizlik doğrusu insanı çok korkutuyor. Bu konuda hiç bilgisi olan var mı? Var ise bana yazarsa veya bu yazıya yorum yazarsa çok sevinirim.
Nişantaşı'nda kavga!..
* Blip: http://blip.tv/file/330665
* Dailymotion: http://www.dailymotion.com/video/4535862
* Google: http://video.google.com/videoplay?docid=6088577494276057046
* Metacafe: http://www.metacafe.com/watch/754060/nisantasinda_trafik_yuzunden_kavga/
* Youtube: http://youtube.com/watch?v=bcALdoCnZgg
İDO'yu Göreve Çağırıyorum!..
Her sabah vapurla gidip geliyorum. Vapur'un açık kısmı deniz havası almak için en iyi tercih sabahları. Ama sabahları vapurların açık kısmı adeta bir sigara odasına dönüşüyor. Öyleki sigaradan rahatsız olmamak için bazen kapalı alana bile geçtiğim oluyor. Bu sabaha kadar farketmemiştim, dış alanda da sigara içmek meğer yasakmış. Ama hiç bir İDO görevlisi buna aldırmıyor ve herkes resmen tüterek sigaralarını içmeye devam ediyorlar. Bu alanda sigara içmek yasak olduğu için herhangi bir küllük bulunmuyor. Ve bilin bakalım biten sigaralar ve içerken külleri nereye gidiyor? Denize ve vapurun zemimine veya üst kattan aşağıya atılıyor. İDO'yu ve İDO görevlilerini koydukları kuralları uygulamaya davet ediyorum. İlk vapur yangınından önce vapurlarda sigara içilmesine engel olun. Görevinizi yapın!..
Çocuk tacizleri ile ilgili...
Aşağıdaki linke tıklayarak indirebileceğiniz bu powerpoint sunusunu bana İrem Eskici gönderdi. Amerika'da kayıtlara geçmiş bir çocuk tecavüzünü anlatıyor ve benim kitabım da da bahsettiğim çocukları tacizden korumak için gerekli bazı özet bilgileri içeriyor. Eğer çocuğunuz var ise indirin izleyin.
İstikbal kanapemi?!.. Allah korusun!...
Dün geceyi bu kanapelerden
birisinde geçirmek zorunda kaldım. Bir
misafirlikteydik yatıya kaldık. Ve tüm gece test
etmiş birisi olarak herkesi uyarmak istiyorum.
Eğer evinize çek-yat, kanape türünde birşey
alacaksanız İSTİKBAL markasından hele bu resimde
gözüken modelden kesinlikle uzak durun. Gidin
eski model bir divan filan alın hem daha ucuza
gelir hemde daha rahat bir uyku çekersiniz. Size
şöyle diyeyim, askerde yattığım yataklar bile
İstikbal'in bu kanapesinin yatak olmuş halinden
daha konforluydu.
Big brother is watching you!..
Youtube erişiminin kısıtlanması ile ilgili

Mahkeme kararı ile Atatürk'e hakaret eden bir videodan dolayı Youtube.com adresine erişim biliyorsunuz durduruldu. Yukarıdaki sayfa çok büyük bir ayıp olarak dünya Internet tarihine kazındı. Çin, Suudi Arabistan, Tunus, İran ve Küba ise Dünya'da Internet'e sansür uygulayan diğer ülkeler. Şimdi bunların yanına bir de Türkiye eklendi. Yurt dışındaki arkadaşlarım ile yazıştığımda Avrupa
Devamı için buraya tıklayın...Dilara'nın ölümünün sorumlusu kim?

Ben aşağıdaki linkteki haberi yaptığımda arkadaş
çevrem bana şunu söyledi. Hep kötü şeylerden
bahsediyorsun, çünkü ben bu haberi Türkiye'den
dakikalar şeklinde yurt dışına yayın yapan bir siteye
de yerleştirmiştim. Türkiye'nin kötü tanıtımını
yapıyormuşum onlara göre. Öyle ya kötü olan şeyleri
gizlemeli böylece kimseye ayıplarımızı
göstermemeliyiz. Tek sorun yabancıya kötü gözükmek
mi? Tek tasamız bu mu? Yolda açık bırakılan logar
kapaklarını da gizleyelim o zaman... Hadi bunu da
gizleyin.
http://www.gokcenkaran.org/2007/01/sokaktaki_bubi_.html
Bence Dilara'nın ölümünün sorumlusu hepimiziz. Açık kalan logar kapaklarını yedi düvele duyurmayan, bununla ilgili haber yapmayan basın suçlusu. Orada açık kalan logar kapağından dolayı müteahhit firmaya tepki koymayan çevre halkı suçlusu. Benim gibi suskun demokratlarda suçlular arasında. Sesimizi daha fazla yükseltemediğimiz için. Başkan Topbaş suçlu değil mi peki? O'da suçlu. İhalelerin düzgün gittiğini kontrol etmediği için. Çalışmaları yapacak firmaları düzgün denetlemediği için veya düzgün denetleyecek birilerini çalıştırmadığı için.
Şimdi bir kere daha düşünün. Ayıplarımızı örtmelimiyiz yoksa herkese duyurmalımıyız? Ayıplarımızı örtmeyin, logar kapaklarını örtün onun yerine. Açık kalan logar kapaklarını veya gördüğünü ve aslında olmaması gereken her aksaklığı her sorunu lütfen paylaşın, herkesle, dünya ile. Varsın turist gelmesin logar kapakları açık kalan ülkeye.
Aradaki bağlantıyı bulabilecekmisiniz bakalım?
24 Şubat 2007 Cumartesi tarihli Miliyet gazetesinden bir haber var aşağıda. Haberin kendisini okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.
Çocuk yurdunda çocuğu olacak!
Diyarbakır'da, berdel usulüyle evlendirilen ve 5
aylık hamile olduğu anlaşılan 14 yaşındaki H.K.,
mahkeme kararıyla çocuk yurduna yerleştirildi. K.'nın
14 yaşındaki eşi M.A. ise tutuksuz yargılanmak üzere
serbest bırakıldı. Hakkında, "reşit olmayan
mağdurenin ırzına geçmek" suçundan 10 yıla kadar
hapis cezası istemiyle soruşturma başlatılan M.A. da
ifadesinde, berdel usulüyle değil kendi istekleriyle,
severek evlendiklerini söyledi. Baskı görmediğini,
kendi isteğiyle evlendiğini öne süren H.K. da "Eşimi
seviyorum. Beni ailemden ve eşimden ayırmayın" dedi.
Merkeze bağlı Dumrulu köyünde Ayşe A.'nın, Havacılar
köyünden Ferhat K. ile kaçarak evlenmesi üzerine
babaları Mehmet A. ile Ramazan K., M.A. ile H.K.'yı
berdel usulüyle evlendirmiş ve haklarında "çocuğun
cinsel yönden istismarı" suçundan 34'er yıl hapis
istemiyle dava açılmıştı.
Şimdi ise size bu haberi yazmadan 5 dakika önce
Google Trends'de "çocuk porno" kelimelerini
arattığımda çıkan sonucu göstermek istiyorum.
Yukarıdaki olay Diyarbakır'da geçiyor bakın bakalım
ikisi arasındaki bağlantıyı bulabilecekmisiniz?
Google şirketi daha doğrusu Türkiye'deki reklam
avcıları istedikleri kadar bu sonuçlar doğru değil
şeklinde beyanat verip kendi şirketlerinin bir
ürününü kötülesinler ve Türkiye'yi temize çıkartmaya
çalışsınlar yinede gerçekleri kapatamazlar.
Bilirsiniz biz gerçekleri görmeyip yok saymayı çok
severiz. Alın size istatistik ve gerçek.
Vergiler nereye gidiyor!...
Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik, İlkokul 4. sınıftan yukarı olan
tüm öğrencilere ücretsiz meb.gov.tr uzantılı
e-mail adresi verileceği müjdesini
verdi.
Milli eğitim bakanı Hüseyin Çelik şu şekilde bir açıklama yapmış;
Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları tarafından dün düzenlenen "kişiye özgü öğretim" modeli tanıtım toplantısında açılış konuşması yapan Çelik, "Yeni müfredatın bir anlamda açılımı olan bu projeye bakanlık olarak destek veriyoruz" dedi. Çelik, daha sonra, "Bu arada bomba gibi bir haber daha veriyorum: Telekom’la işbirliği halinde bir çalışma yapıyoruz. İlkokul 4. sınıftan yukarı tüm öğrencilerimize ücretsiz e-mail adresi vereceğiz" dedi.
Ben şunu merak ediyorum. Bir öğrenciye verilecek bir e.posta kutusunun Milli Eğitime maliyeti nedir? Zira bunun için bir disk alanı ayrılacak muhakkak. Yüzbinlerce öğrenci için her biri için 5 mb'lık bir alan bile ayırsanız ciddi bir bilgi işlem altyapısı gerekiyor. Biliyorsunuz bu serverları kurmakla bitmiyor. Bunların aylık bakım, yenileme, lisans ücretleri, barındırma, ISP vs. masrafları var. E bunlara bakacak bir teknik kadro lazım. Yoksa birileri yeni bir teknoloji şirketi kuruyorda bu iş oraya mı ihale edilecek? Yahoo, Gmail, Hotmail gibi bedava alanlar var iken bu isimlerin popülerliği varken öğrencilerin bir kaç MB'lık posta kutularını kullanacaklarını zaten düşünmüyorum.
Vergilerimiz nereye ne şekilde futursuzca harcanıyor buyrun seyreyleyin. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığını masrafları açıklamaya davet ediyorum. Ben vatandaş olarak boşa gidecek bir bilişim yatırımının finansmanının benim maaşımdan kesilen vergiler ile yapılmasına karşıyım. Microsoft herşeyi kendi cebinden harcayıp bu sistemi kuracaksa ne ala ama böyle birşey olmayacağını hepimiz biliyoruz. Sizleri de bu konuda duyarlı olmaya ve Milli Eğitim Bakanı sayın Hüseyin Çelik'e protesto ve soru e.postaları göndermenizi rica ediyorum. Tabi sizde aynı fikirdeyseniz.
Kurtlar vadisi
Kurtlar vadisi yayından kaldırıldı. Öncelikle en
başta fikrimi belirtmeme izin verin bu bir sansürdür.
Kurtlar vadisini sürekli izleyen takip eden birisi
değilim. Ben filmleri genelde sinema kurgusu
açısından da izlemeyi seviyorum. Yani eğer bir film
düzgün çevrilmedi ise, efektlerden, oyuncularına
kadar düzgün kurgulanmadı ise tiyatroymuşda ama
filmmiş gibi davranıyor ise o seyrettiğimden bir zevk
almıyorum.
Kurtlar vadiside benim için böyle; yani içeriğinin
çok güçlü ve büyük oranda gerçeklere dayandığını
kabul ediyorum. Ama seyir açısından çok zayıf kalan
bir dizi. Elbette Kurtlar vadisi Irak filmi için
Devamı
için buraya tıklayın...
Gördüğüm en kötü tanıtım!..
Lütfen yayın kalitesi açısından kusura bakmayın neticede video kamera ile tv'nin frekansları tutmuyor. İzleyeceğiniz şey "Yabancı damat" adındaki diziye ait. Bu fragman veya tanıtım şu ana kadar hayatımda izlediğim en kötü tanıtımlardan birisi. Herhalde bu konuda bir oskar olsaydı kesin aday olurdu. Montajı yapan kişinin ruh hali nicedir bilinmez ama bu kanalın bir yayın yönetmeni yokmudur? Bu yayınlanmadan seyretmemiş mi? Başkaca da yorum yapmıyorum, izleyin kendiniz karar verin.
Uygunsuz Gerçek!..
Sanatçı toplumun aynasıdır!...
Mirkelam demişki; "Mutlu Olmak
İstiyorum" adlı son albümünde, esprili ve argo
şarkı sözleriyle Türkçe'yi daha özgürce
kullanmaya çalışan Mirkelam, Roll dergisine
verdiği röportajda Türkiye'de küfürlü şarkı
sözlerine ihtiyaç olduğunu belirtti.
Albümüne koymaya cesaret edemediği "Sıçma" adlı bir şarkısının da olduğunu açıklayan Mirkelam, "Küfredemezsin Türkçe şarkıda. Ama 'hay ben böyle işin' demen gereken durumlar var. Şu anda dünya müziğini küfürlü şarkılar yönetiyor, ama bize uymuyor" demiş. (Hürriyet gazetesinden)
Devamı için buraya tıklayın...Devlet korumasındaki çocuklara yuvada şiddet bitmiyor...
Milliyet
gazetesinden :
Yine hakaret, yine yürek dağlayan görüntüler yine
şiddet...
Oysa devletin koruması
altındaki bu minicik yürekler kendilerine bakmakla
görevli olanlardan sadece sevgi ve şefkat
bekliyorlardı.
Yıllardır gündemde olan bu
soruya cevap arayan biri, İstanbul'un en büyük çocuk
yuvalarından birinde bakıcı anne olarak çalıştı.
Eleman bakıcı annelik yaptığı dönemde sarsıcı
gerçeklere tanık oldu.
Dağda çeker, Kentte çekmez CELL
Turkcell reklamı var hani dağ başında karlar
altında bir dağ köyü. Bir öğrenci genç kız
çalışırkene elektrik kesiliyor ama dersinde
eksik kaldığı noktaya cep telefonu ile
ulaşabiliyor.
Ben şunu merak ediyorum. Dağ başında çeken Turkcell, merak ediyorum acaba benim eski Mecidiyeköy'deki evimde (evet Mecidiyeköy'de bir köy sayılır neticede öyle değil mi?) niye çekmiyordu?
Veya şu anda yeni taşındığımız evde mutfaktan
salona geçerken hat niçin gidiyor? Halbuki yeni
taşındığım yerde Çengelköy yani oda köy; hatta kar
yağdığında nerede ise reklamlardaki köy gibi bir
görüntüye sahip oluyor. Hatta hafta sonları
Çengelköy'de GPRS nerede ise hiç yok, ne oluyor ise
haftasonları? Sanırım kar yağmadığı için olabilir,
belki kar taneleri GPRS dalgalarının daha iyi
iletilmesini sağlıyordur. Kısaca ben yeni bir isim
buldum; dağda çeker, kentte çekmez CELL ![]()
Yıl : 2007, yer İstanbul Etiler Lisesi Kışlası...
Hemen her cuma günü (ve galiba haftanın her günü de olabilir, bir dahakine dikkat ederim) iş yerimin arkasında kalan Etiler lisesi bir kışlaya dönüşüyor. Yok askerler gelmiyor, gelenler öğrenciler. Tabi aslında sanırım hemen her lise, ortakul, ilkokul aynı durumda olmalı.
- Dikkaaaaatttt
- Hazırolllll
- Kıpırdamaaaaaa
- Dikaayyyttttt
- Solaaaa dönnnnn
Biz kural tanımayız...
Her sabah Çengelköy'den vapur ile Beşiktaş'a geçiyorum. Doğrusu vapur yolculuğu gerçekten çok güzelmiş, trafiğin o keşmekeşi yok, deniz havası sabahları iyi geliyor. Gerçi kışın biraz soğuk oluyor ama insanı kendine getiriyor. Kısaca sabahları yaptığım bu deniz yolculuğundan çok memnunum, çoğu kez güzel görüntülerde yakalıyorum bir kısmını daha sonra sizlerle de paylaşacağım. Ama bu yolculuk sırasında sevmediğim iki an var; birincisi vapura binmek, diğeri inmek.
Devamı için buraya tıklayın...Zamanında kızınla ilgilenmiyorsun. Sonra mahkeme salonunda adalet arıyorsun
Yazıya bir hışımla dalın diye yazdım bu başlığı, Gökçen kafayı mı yedi diye düşüneceksiniz belki de. Herhalde beni tanıyan hiç kimse bu sözü benim söylemeyeceğimi bilir, en azından tanımasa da blogu takip edenler artık aşağı yukarı nasıl birisi olduğum konusunda fikir sahibi olmuşlardır.
Bu sözler aşırı dozda uyuşturucu kullanımından dolayı ölen Melis'in davasında Hakim tarafından babasına söylenen sözler. Bravo doğrusu!..
22-12-06
Temiz Beyin Çalışma Grubu Çağrısı
DUYURU : "Temiz Beyin" çalışma grubuna katılın!.. Çocukların internet ve gerçek ortamda istismardan korunmaları için sizde birşeyler yapın!..
Devamı için buraya tıklayın...Çocuk istismarı konusunda uğraşacağımız konulardan birisi : Mağdurun yanında olmak!...
Aşağıdaki haber biraz eski ama ben yeni gördüm kusura bakmayın. Bir çocuğa tecavüz edilmiş ama çocuk yardım istememiş bu fiil gerçekleşirken ve hakim bey çocuğun tecavüze gönüllü olduğu yönünde bir karar almış. Haber aşağıda okursunuz;
Devamı için buraya tıklayın...Anneler Grubu.Com'dan Funda Dicle'nin yazısı....
Yazıyı bana eşim gönderdi, bu sıralar bu tip konular ile ilgilendiğimi bildiği için. Zaten bende internette çocuk istismarına karşı bulabildiğim her dökümanı okumaya toplamaya çalışıyorum, bunlar bizim oluşturacağımız çalışma ve çözüm bulma grubunda çok işimize yarayacak. Neyse sizi Funda Dicle'nin yazısı ile baş başa bırakıyorum.
Devamı için buraya tıklayın...Lise yönetimlerine açık çağrı…Internet güvenliği seminerleri…
Lise
yönetimlerine, okul müdürlerine, okul aile
birliklerine açık bir çağrı yapmak
istiyorum.
Yeni yayınlanan kitabımın tanıtım çalışmaları çerçevesinde bir dizi etkinlik başlatıyorum.
Dileyen okul yönetimleri okullarındaki öğrencilerin ailelerini organize ettikleri taktirde hem ben hemde internet güvenliği konusunda deneyimli diğer teknik arkadaşlarım ile beraber tamamen ücretsiz olarak okullarınıza gelerek ebeveynlere, çocuklarının interneti nasıl daha güvenli kullanabilecekleri konusunda bir dizi seminer vereceğiz. Burada üzerine değinilen konu teknik konulardan ziyade internetteki olası tehlikelerden çocukları nasıl koruyabilecekleri ve internetin aslında doğru kullanıldığında bir tehlike değil, çocukları için çok iyi bir öğretim aracı olacağını göstermektir.
Bu konu ile ilgilenenler lütfen benimle gokcen.karan@gmail.com e.posta adresinden veya SKYPE üzerinden gokcenkaran üzerinden bağlantı kursunlar.
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
Şimdi size 3 farklı istatistik sunacağım. Artık herkesin kabul ettiği interneti indexleyen google’un trends isimli bir hizmetinden bir kesit bunlar. Aslında geçtiğimiz aylar içinde gazeteler de de haber oldu ama o zamandan bu zamana hiç birşey değişmedi. www.google.com/trends adresine giriyorsunuz. Ve aşağıdaki kelimeleri arıyorsunuz.
“çocuk pornosu”
Karşımıza çıkan sonuç dehşet verici. Evet neticede bu tür içeriği arayan bir kesim her zaman vardı ve ne yapılırsa yapılsın her zaman olacak. Çocuk pornosu diye arandığında başı çeken ilimiz
Devamı için buraya tıklayın...Türk Telekom'da sanal sohbet yasaklandı
Hürriyet gazetesinden alıntıdır. Süpermiş
diyebiliyorum ancak. Bu arada da anlayana kızım sana
söylüyorum gelinim sen anla diyorum
Anlayan
anlamıştır!..
Sabah vapurdaki öğretmenler
Yazmadan duramadım. Sabahları Çengelköy'den Beşiktaş'a vapur ile geçiyorum. İçerinin havası vapur çok kalabalık olduğu için çok kötü olduğundan dışarı oturdum. Karşıma bir süre sonra orta yaşlı bir bayan geldi. Oturur oturmaz bir sigara yaktı, çantasındaki mini termosunu çıkardı. Bir süre sonra onun yanına birisi daha geldi.
O'da hemen bir sigara yaktı, oda termosunu çıkardı. Bir süre sonra bir bayan daha bu gruba katıldı. Evet O'da hemen bir sigara yaktı ve termosunu
Devamı için buraya tıklayın...Sokaktaki Bubi Tuzağı
Aşağıdaki haber 22.01.2007 tarihine aittir.
Ben Çengelköy'de oturuyorum epey tepede bir yerde. Sabahları yolum Lekeci Nuri isimli sokaktan geçiyor. Bu sabah daha doğrusu dün gece yolda bir bubi tuzağına rastladım. İSKİ, İĞDAŞ veya Üsküdar belediyesi. Hangisi yaptı bilinmez ama yolun ortasında gece asla farkedilemeyecek bir bubi tuzağı duruyor. Bunun gibi binlercesi var İstanbul'da biliyorum. Ancak birisi öldükten veya birisi arabasının altını takıp arabayı orada bıraktıktan sonra bunu yapan kurum gelip düzeltiyor. Aşağıda videosu mevcut, ben takip edeceğim bakalım kaç gün sonra düzeltecekler. Eğer sizin etrafınızda da buna benzer anormallikler var ise veya bu şekilde tuttuğunuz video bloglar var ise ne olur bana gönderin burada yayınlayalım.


